Dersim,Maraş,Çorum,Sivas,1 Mayis Olaylarının Gerçek Failleri Bugün İktidar !!


Dersim olayı yıllardır bir türlü açıklanamayan ve tarihimizin gizli kalmış sırlarından biri olmakla beraber,bugün iktidar da olanların dedelerinin kurguladığı gizli ve kirli bir oyundur.

Dersim olayları üzerinden yetmiş yılı aşkın bir süre geçmiş olmasına ragmen nedense bir türlü ardında yatan gerçekler açığa çıkarılmamıştır.Atmış yıldan fazla bir süredir ülkeyi yönetenler Celal Bayar zihniyetinin takipçisi olmuştur.Bu iktidar sahipleri bu zaman zarfı içerisinde devlet arşivlerini halka açmamakta direnmiş,Türk Halkını bu konu hakkında bilgilendirmemiştir.Bunun tek nedenide gerçeklerin kendilerine dokunacak olmasıdır.

Çünkü Dersim olaylarıardında ki gerçek kişi DP kurcusu Celal Bayar’dır.O günden bugüne ülkeyi yönetmekte olan DP,AP,ANAP,DYP ve AKP ellerinde hertülü imkan olmasına ragmen tribune oynamaya devam etmiş,bir taraftan CHP yi suçlamaya devam ederken Genelkurmay ve Meclis arşivlerinin açılmasına izin vermemişlerdir.

Kim kendisini besleyen ve ayakta tutan gerçeklerin açıklanmasını ister ki ?

Arşivleri açmak bir yana bu sayede CHP ye yüklenmeye devam eederek oy devşirmiş ve koltuklarının onlarca yıldır sağlamlaştırmışlardır.

Dersim olaylarının baş aktörü Celal Bayar’ın o günlerde 29 Haziran 1938 yılındanTBMM de yapmış olduğu konuşma da

“Bu senenin dahili işleri noktayı nazarından size ehemmiyetle bahsetmeğe değer bir mevzu vardır, o da Dersim meselesidir. Dersim’de bir ıslahat programımız vardır, bu program yürümektedir. Yol, köprü ve mektep inşası suretiyle geçen sene askeri harekât yapıldı. Bu, bütün teferruatıyla herkesin malumudur. Bu sene de programa göre askeri harekâtın geçen seneye nazaran, burada bu sene daha fazla kuvvetlerimiz toplanmıştır, birkaç yerde ufak tefek müsademeler olmuştur. Dersim için tatbik ettiğimiz programın icabı olarak bu meseleyi sureti katiyede tasfiye etmek için alacağımız bir tedbir daha vardır. Yakında ordumuz Dersim havalisinde manevralar yapacaktır. Bu münasebetle ordumuz Dersim için vazife alacak ve umumi bir tarama hareketi ile tedip kuvvetlerine destek olaraktan, bu meseleyi kökünden söküp atacaktır. (Bravo sesleri, alkışlar…)” demiştir.

Rahmetli Menderes’i partinin başına geçirip,uzun vadeli Cumhuriyet karşıtı çıkarları için kullandıktan sonra idam ipini Menderes’in boynuna geçiren de Celal Bayar’ın ta kendisidir.Zaten bilindiği gibi 60 darbesini gerçekleştirenler yaşlılığı ve hastalığını bahane ederek Bayar’ın idamını engellemişlerdir.

Bayar’ın diğer bir adı da Galip Hocadır. Türkiye’ye Yeni Osmanlıcılık fikrini ilk getirende Bayar’ın ta kendisidir.

Bknz:

Gazeteci Yazar Yalcin Dogan Bu Olayi Soyle Acikliyor

http://videonuz.ensonhaber.com/izle/yalcin-dogan-dersim-in-bas-aktoru-Celal-Bayar-dir

1950 li yıllarda NATO üyeliğimizle birlikte aslında 1923 te kurulan Cumhuriyet’imize ilk darbe indirilip bir anlamda da bağımsızlığımızı kaybettik.

Dün Menderes’in idam sephasına oturtup idam edilmesini sağlayanlar,aslında Menderesin zaman içerisinde bir kesim tarafından “Demokrasi Şehidi” ilan edilmesini sağlamıştır.Ardından gelen bu mazlum edebiyatı sayesinde de yıllardır iktidar koltuklara oturmayı garantilemişlerdir.Yıllardır Türkiye’de işlenen faili meçhul cinayetlerin,illegal yapılanmaların ardında da bu güçler ve bu güçlerin ülke içerisinde ki işbirlikçileri vardır.

Bugün 12 Eylül darbesiyle hesaplaşacağını iddia ederek iktidar koltuğuna oturanlar,12 Eylül darbesini yapan zihniyetin torunlarıdır.Yaşı doksanı bulmuş,hayatının son günlerini yaşayan Evren ve diğer darbeci generalleri yargılamakta zaten senaryodan ibarettir.Asıl yargılanması gerekenler  12 Darbesi sırasında bürokrai içerisinde görev alanlar ve o günlerde yapılan atamalarla göreve getirilenler olmalıydı.Yüzde 90 üzerinde referandum dan oy alarak Cumhurbaşkanı seçilen Evren’in desteklediği Başbakan adayı yerine Özal’ın sandıktan çıkması da sorgulanmalıdır.

Yakın tarihimizde en çok illegal yapılanmaların,faili meçhul cinayetlerin işlendiği dönem 90 lı yıllardır.Çiller dönemi tam bir kara kuturdur.Erdoğan ve Gül’ün AKP’yi kurarak tek başına iktidar olmasında Çiller’in payı kesinlikle göz ardı edilemez.Kaldı ki Çiller’de bu desteği saklamamış,NTV televizyonuna verdiği bir mülakatta “Erdoğan ve Abdullah Gül’ü bir süre geri çekip eğittiklerini “itiraf etmiştir.Derin,illegal yapılarla hesaplaşıyoruz diyerek bugün Ergenekon,Balyoz yalanlarıyla Türk Ordusuna kumpas kuranlar neden Çiller’i atlamıştır diye de sormamız gerekiyor.Çiller döneminin içişleri Ağar’ın bizzat Çiller talimatıyla AKP nin tek başına iktidara gelmesini sağlamıştır.

Mehmet Ağar seçimden çok kısa süre önce ANAP ve kendisinin başında bulunduğu DYP yi göstermelik olarak birleştirmeye kalkmış,seçim listelerinin verilmesine saatler kala bir gece yarısı operasyonuyla bu birlikteliğin oluşmasını önlemiş.Hem DYP nin hemde ANAP ın siyaset meydanından silinmesini sağlayarak Erdoğan ve Gül’ün AKP sine tek başına iktidar yolunu açmıştır.O gün bu birleşme olsa DYP ANAP ortaklığı %17 ile %22 arasında oy alacaktı.Birleşme olmayınca hem ANAP hem de DYP siyaset sahnesinden resmen olmasa da fiilen silinmiş,iki partinin alması gereken oylarda AKP saflarına yazılarak AKP nin tek başına iktidar olması sağlanmıştır.Bunun karşılığını Mehmet Ağar,İllegal yapılanmalar ve Faili meçhul cinayetler yüzünden ömür boyu yatmak yerine kısa süreli göstermelik bir cezaya çarptırılarak “ Cezaevinde tatil yapmıştır”Bir gün Mehmet Ağar’ı AKP Saflarında siyaset yaparken görürsek kimse ŞOK olmasın

İzleyeceğiniz  video da görüldüğü gibi Tansu Çiller AKP nin Anasıdır

 

1950 yıllarla birlikte egemenliğimiz teslim ettiğimiz güçler,ulusalcılıklarıyla bilinen CHP ve MHP yi iktidardan hep uzak tutmuş,iki kesim sevenleri arasında kavlalar çıkararak aynı silahlarla birbirlerini vurmalarını sağlamış,zaman zaman da tetiği kendileri çekmiştir.

Bununla da yetinmeyip ellerinde ki medya gücü ve devlet içerisine soktukları işbirlikçileri sayesinde iki partiyi sürekli zor durumda bırakarak iktidardan uzak tutmayı başarmışlardır.

Her darbede kapatılıp mallarına el konup,yöneticileri yıllarca zindanlara tıkılıp siyasi yasaklar konan CHP bu güçlü medya sayesinde halka sürekli darbeleri gerçekleştiren ya da destekleyen güç olarak gösterilmiş.

Mederes’in idamını engellemek için rahmetli İsmet İnönü’nün yapmış olduğu çabalar bile hasır altı edilmiştir.

Bugün darbelerle hesaplaşıyoruz diyen AKP hükümeti nedense 27 Nisan Muhtırası olarak bilinen bildiriyi ben yazdım diyen Paşa’ya dokunmamıştır.

28 Nisan sabahı bize darbe yapmak istiyorlar diye- basbas bağıran  Erdoğan daha sonra kendisine sorulduğunda  “27 Nisan açıklamasını kendime yapılmış bir darbe olarak görmedim,görmüyorum” diyecektir.

Peki Neden ?

27 Nisan bildirisinden bir hafta önce yapılan bütün kamuoyu araştırmaları AKP ve CHP nin yüzde 30 lar da başabaş bir şekilde çekiştiğini gösterirken 27 Nisan bildirisinden iki hafta sonra AKP oyları büyük bir patlama yaprak AKP yi yüzde 40 lara ve tek başına iktidara taşımıştır.

Bu durumda kim kendisini iktidara taşıyan can simitini darbeyle suçlar ki?

12 Eylül Darbesinin ürünü olan seçim sistemi sayesinde AKP aldığı bu oy oranıyla TBMM de ki sandalye sayısının yüzde 65 ini gasp etmiştir.

Atatürk Milliyetçiliği,tek devlet,tek bayrak,tek dil gibi ortak paydalar da buluşan CHP ve MHP hiç bir zaman bir araya gelememiş savundukları bu değerler yüzünden de iktidardan hep uzak tutulmuştur.

1950 lerden bu yana ülkeyi yöneten gizli eller bugünler de  ihanete ortak olmayacaklarını bildikleri bu iki partiyi içten içe ele geçirmeye çalışmaktadır.

Gerçek olan bu egemen güçlerin desteği olmadan Türkiye’de darbe olmayacağıdır.

12 Eylül darbesi ardından özellikle 1990 ların sonlarında Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde bulunan Vatansever Türk Subayları da darbelerin sadece ve sadece ülkeye zarar verdiğini görmüş,daha ulusalcı ve demokratik tutum içerisine girmekle beraber,kendilerini üzerimizde bulunan etkiyi kırmak ,dışa bağımlılıktan kurtulmak savunmamızı tamamen yerli olanaklarla güçlendirme amacıyla Ordumuzu teknolojik olrak daha ileriye götürme gayretleri içerisine girmişlerdir.MİLGEM,Yerli Helikopter,Füze Sistemleri bu Vatansever subaylarımızın çalışmalarıyla gerçekleşme aşamasına gelmiştir.

İşte bugün bu gelişmeleri önlemek ve ileride kurulacak sözde Kürdistan’a engel olacakları düşünülen bu Vatansever Türk Subayları ABD emri Cemaat,AKP ve PKK ortaklığıyla esaret altına alınmıştır.

Yıllarca darbe söylentileriyle güçlerine güç katan,insanlarımızın dini duygularını sömürerek sahte demokrat çığırtkanlığı yapan bu ortaklar bugün gelinen noktada önlerinde ki en büyük engel olan TSK yı tamamen kontrol altına almaya çalışmakta,ellerinde ki medya gücüyle de bunu halka demokratikleşme olarak yansıtmaktadır.

Başında da anlatmaya çalıştığım gibi Maraş’ta ,Çorum’da ,Madımak’ta ,1 Mayıs’ta meydana gelen kanlı katliamların,Cumhuriyetçi aydınlara karşı işlenen suikastlerin asıl failleri aslında 1950 ler den beri iktidarda olan bu piyonlar ve bunların işbirlikçileridir.

Gün gelecek bu değerli Türk Subaylarının uğradığı haksızlıklar ortaya çıkacak ve bugün Türk Ordusu ve Türkiye Cumhuriyeti’ne ihanet eden bu çeteler ve işbirlikçileri bu topraklardan tamamen temizlenecek.

Din ve demokrasi adı altında kandırılan Türk Halkı bu çetelerin gerek kutsal dinimize gerekse demokrasiye verdiği gerçek zararı görecek

O güne kadar belkide çok şey kaybedeceğiz ama arkadaşlar bu haklı mücadelemizin sonuda kazanan “ Atatürkçü düşünce ve Türkiye Cumhuriyeti “ olacak.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s